Kampingler
Haziran 30, 2009
Çadır, bungalov ve karavan kullanıcılarının ihtiyaçlarına uygun olarak düzenlenen kampinglerin bazılarında, çoğu otelde bile bulunmayan plaj ve havuz gibi lüks donanımlara rastlamak mümkün.
Alternatif tatil seçeneklerinden biri olan kampçılık, bir yandan doğayla içiçe olmanızı sağlarken, diğer yandan ekonomik bir tatil seçeneği sunuyor. Ülkemizin dört bir tarafına dağılmış olan kamping alanları, doğada yapılanlara oranla daha konforlu bir kamp ortamı sunuyor. Kampinglerin büyük çoğunluğu karayolu güzergahı üzerinde yer alıyor. Bu tesislerde; bungalov, karavan ve çadır alanlarından bir veya birkaçı bulunabildiği gibi, konaklayanların ihtiyaçlarını karşılamaya yönelik, bulaşık yıkama yeri, karavanlar için elektrik, tuvalet, çamaşır yıkama yeri, mutfak, duş, kantin, lokanta hatta plaj ve havuz bile olabiliyor.
Kamping seçiminde konaklanacak yerin bu gibi hizmetlerden hangilerini verdiği belirleyici bir rol oynuyor. Kampinglerin bazılarında çadırda kiralanıyor. Kendi çadırını götürenlerden, çadırda kalan kişi başına belirli bir ücret alınıyor. Aynı uygulama karavanlar için de geçerli. Karavan sahiplerinin dikkat etmesi gereken nokta; kampingde elektrik olup olmadığı. Zira bazı kampinglerde karavanlar için hayati önem taşıyan elektrik donanımı yok.
Türkiye de çok sayıda kamping bulgunuyor. Yoğunluğa bakıldığında ağırlık Ege ve Akdeniz bölgelerinde. Özellikle kıyı şeridinde yoğunlaşan tesisler, yerli turistler kadar yabancılar tarafından da tercih edilmekte. Doğu Akdeniz kıyalarımızda Mersin ve çevresinde kümelenen kampingler, batıya doğru gidildikçe yoğunluğunu arttırıyor. Alanya, Antalya, Kemer ve Manavgat çok sayıda kampinge ev sahipliği yapıyor. Fethiye başta olmak üzere Bodrum, Datça, Marmaris, Çeşme, Foça, Bergama, Gümüldür, Ayvalık ve Akçay Ege de kampinglerin yoğun olarak bulunduğu bölgeler.
Kampingler marmara da İstanbul’un yakın çevresi ve Erdek’te yoğunlaşırken, Karadenizde Bolu, Samsun, Ordu, Trabzon ve Sinop, İç Anadolu’da ise Nevşehir; Göreme, Ürgüp ve Avanos gibi turistik merkezler başı çekiyor.
AKDENİZ BÖLGESİ
Akçakıl Camping
Silifke, Mersin
Tel: 0324 741 44 51- 741 29 85
web: http://www.akcakilcamping.com/
Erdemli Talat Göktepe
Orman içi dinlenme tesisleri
Erdemli, Mersin
Tel: 0324 515 52 04
Pullu Camping
Anamur, Mersin
Tel: 0324 827 11 51
web: http://www.pullucamping.com/
Olimpos Mocamp
Kalkan yolu üzeri, Antalya
Tel: 0242 836 22 52
Fiyatlar: Bungalovlar 2 kişilik kahvaltı dahil 80 TL
Karavan (2 kişilik) 25 TL, çadır (2 kişilik) 18 TL
web: http://www.kasolympos.com/
Kaş Camping
Kaş, Antalya
Tel: 0242 836 10 50
web: http://www.kaskamping.com/
İncekum Orman Çadır Kampı
Alanya, Antalya
Tel: 0242 517 10 57
web: http://www.incekumcamping.com/
Karaağaç Belediyesi
İskenderun, Hatay
Tel: 0326 641 20 08
Çetinel (Green Club) Tur. Tesisleri
Ceyhan yolu 5.km Adana
Tel: 0326 641 20 08
Aslıhan Mocamp
Mersin
Tel: 0324 814 15 60
Green Point
Kemer, antalya
Tel: 0 242 825 71 82
Yeşilpark Camping
Manavgat, antalya
Tel: 0242 756 91 41
EGE BÖLGESİ KAMPİNGLER
Ada Camping
Ayvalık, Balıkesir
Tel: 0266 327 12 11- 0 327 20 65
web: http://www.adacamping.com/
Pat camping
Akçay, Balıkesir
Tel: 0266 384 37 89
Altınkamp
Burhaniye, Balıkesir
tel: 0 266 416 37 32-33
Damla Camping
Eceabat, Çanakkale
Tel: 0286 824 51 08
Kabatepe Kampı
Eceabat, Çanakkale
Tel: 0286 814 12 89
Kum Motel Camping
Eceabat, Çanakkale
Tel:0286 814 14 55
Özlem Camping
Geyikli, çanakkale
Tel: 0286 658 85 99
Dalış için KAŞ (Balayı Rotaları)
Mayıs 22, 2009Likya Uygarlığı’nın dağ ve denizle şekillenen coğrafyası, Kaş’ın da karakteristik özelliklerini oluşturuyor. Likya Birliği’nin, sarp dağlar ve denizle çevrili ülkesinin önemli keşti Kaş’ın o
adı Antiphellos’tu.
‘Kayanın karşısı’ anlamına gelen bu isim Kaş’ın kurulu olduğu dağın eteklerindeki kayalık yapıya çok uygun düşüyor. Geçmişin görkemli Likya kenti, şimdilerde büyük şehir kaçkınlarına ev sahipliği yapıyor. Ama yine de Kaş geçmişten beri, ‘çılgın’ kalabalıkların istilasından uzak kalabilmiş. Bunun en önemli sebebi Kaş’ın büyük kentlere olan uzaklığı ve denize paralel uzanan yılankavi yolları. Bu uzun ve zorlu yollara katlanmak her babayiğidin harcı olmasa da Kaş, telaş içinde dolaşan turist kalabalıklarına karışmadan baş başa bir balayı geçirmek için uygun bir yer.
KAŞ FOTOĞRAFLARI





Mavi Yolculuk için Göcek (Balayı Rotaları)
Mayıs 22, 2009Doğa harikası on iki adası ve labirenti andıran koylarıyla Göcek, balayı tatillerinin vazgeçilmezi mavi yolculuk için sayısız seçenek sunuyor. Mitoloji kahramanı Ikarus’un keyifle başlayan, hırsa dönüşen ve hazin bir sonla biten öyküsü Göcek’in önünde uzanan denizde geçer. Babası, yaptığı kanatları balmumuyla Ikarus’un omuzlarına yapıştırır. Böylece uçma yeteneği kazanır Ikarus. Ancak babası oğlunu uyarmayı ihmal etmez. Eğer fazla yükselirse güneşin balmumunu eriteceğini, alçaktan uçarsa da boğulma tehlikesi olduğunu söyler. Ikarus, uçmaya başlar. Bir süre sonra biraz daha yükselir, ancak hırslarına gem vuramaz; biraz daha, biraz daha derken iyice güneşe yaklaşır ve kanatları tutan balmumu erimeye başlar. Sonunda kanatları, ardından da Ikarus düşer denize. İşte Ikarus’un düşüp boğulduğu deniz, Göcek’in önünde uzanan Fethiye Körfezi’dir. Adalarla anakaranın birbirine karıştığı bir burnu dönünce karşınıza çıkıveren nefis koylarıyla Göcek, Fethiye Körfezi’nin en keyifli yeridir. Her ne kadar eski adı ‘Kalimche’ olsa da, iki yanında yer alan Telmessos (Fethiye) ve Kaunos’un (Dalyan) zengin tarihine sahip değil. Ancak coğrafi yapısı ve doğası Göcek’i özel kılıyor. Etkili rüzgarlara kapalı korunaklı yapısı ve insan aklı Göcek’e, ülkemizin ve dünyanın en önemli yat limanlarından biri olma özelliğini kazandırmış. Osmanlı’dan yakın zamana kadar çevre köylerden çıkarılan krom madeninin gemilere yüklendiği liman olan Göcek,, bugün yatçıların ve mavi yolculuk tutkunlarının vazgeçilmez durağı.
Balayının tamamını mavi yolculuğa ayırmak istemeyenler için Göcek’ten yapılacak günübirlik veya birkaç günlük tekne yolculukları da uygun olabilir. Her sabah saat 10:00′da Göcek’ten hareket eden teknelerle adaların ve koyların tadını çıkarabilirsiniz.
GÖCEK FOTOĞRAFLAR






Ovacık - Taşucu
Nisan 22, 2009
Ovacık Yarımadası ( Antik Cavaliere) , Taşucu’nun 44 km batısında yer alıyor.
Bu bölgede “Kızıldeniz Göçmeni” adı verilen lesepsiyen canlıları bulunuyor, akdeniz foku koruma alanıdır, bu bölgede Fokları gözlemleyebilirsiniz.
Gezmenizi tavsiye ettiğimiz yerler, Kösrelik adası, Kösrelik Körfezi ve tarihi Afrodisias Kenti.
Ovacık yarımadası el değmemiş doğal güzelliklerle dolu.
Çam ağaçlarıyla kaplı dağlar arasından inip denize uzanan yol ve Akdeniz’in turkuaz renkli denizi, uçurumları ve koylarıyla muhteşem bir bölge.
Yalan Dünya Mağarası - Silifke
Nisan 22, 2009
Mağara, Anamur-Silifke yolunda Aydıncık’tan sonra Gülnar yol ayrımından itibaren 13 km. mesafede bulunuyor.
Mağaranın içinde sarkıt, dikit ve kolanlar var. Bol miktarda mağara incileri de gözlemleniyor. Giriş kısmındaki büyük salonda dağınık biçimde seramik parçaları bulunmuş , bu nedenle eski zamanlarda buranın insanlar tarafından kullanıldığı düşünülüyor. İniş, kalınlığı 30 metre olan ebuli üzerinden yapılıyor. Büyük salon 92 metre uzunluğunda, 67 metre genişliğinde, 10 metre yükseldikten sonra küçük bir salona giriliyor. Bu salon ise 30 metre derinliğindeki kuyunun dibine kadar ulaşılıyor.
Göksu Deltası - Anamur
Nisan 22, 2009
Göksu Deltası, gölleri, kuş türleri, kumulları, nadir bitkileri, Caretta Caretta ve Chelonia Mydas türü deniz kaplumbağalarıyla ve Saz horozuyla ünlüdür. Saz horozu, aile dayanışması açısından kuşlar dünyasında özel bir yere sahiptir.
Türkiye’deki 450 tür kuşun 334′ünü barındıran en önemli doğa harikalarındandır. Göksu Deltası’nın dinamik hareket sonucu oluşan 390 hektarlık lagun olan Paradeniz Dalyanı; yılan balığı, sivriburun, mercan, dil, levrek balığı yönünden zengin.
Anamurium Antik Kenti - Anamur
Nisan 22, 2009
Ören yerinin günümüze kadar gelen yapılarının çoğunluğu M.S. 1.yüzyıl sonrasına tarihlendiriliyor.
Geç dönemlere ait tiyatro, odeon, palaestra, hamam, su kemerleri, kiliseler görülmesi gereken yerlerin başında geliyor. Kentin dağa doğru olan yamacının bulunduğu alanda ise sayıları 350′ye varan mezarlıklar bulunuyor.
Ayrıca Anamur burnunun kuzeydoğu yakasında, ortalama 250 metre genişliğinde, güneyden kuzeye doğru uzanan 1700 metre uzunluğundaki eğimli bir arazi üzerinde Roma-Bizans kenti var.
Dim Mağarası - Alanya
Nisan 22, 2009
Dim mağarası, Alanya’ya yakın olduğu ve etrafında birçok piknik alanı olduğu için ziyaretçisi bol olan bir yer.
Alanya’nın doğusunda Cebireis dağının batı yamacında yer alıyor. Toplam uzunluğu 357 metre olan mağaranın bitiminde küçük bir göl var.
Tarih öncesi devirlerde barınak olarak kullanıldığı için “Gavurini Mağarası” olarak adlandırılmış. Mağaranın yakınında
Dim Çayı - Alanya
Nisan 22, 2009
Dim Çayı Toroslardan gelerek Alanya’nın doğusundan Akdeniz’e dökülüyor. Yaz aylarında çayın içine kır lokantalarının masaları kuruluyor. Çıplak ayakla suyun içinde oturup yemek yemek çok keyifli oluyor. Ayrıca Dim Çayı kıyısında piknik yerleri de var. Bazı lokantalardaysa, masalar salların üzerinde.
Dim Çayı’nda en çok beğenilen yemek,lokanta bahçelerindeki havuzlardan alınarak pişirilen Alabalık…
Bakırdağları - Antalya
Nisan 22, 2009
Bakırdağları, adını yaz ve bahar ve yaz aylarında güneş doğarken dağlara vuran bakır kırmızısı güneş ışınlarından alıyor.Ayrıca Antalya’nın kayak merkezi Saklıkent’ in içinde bulunduğu Bakırdağları’nın meşhur renklerini görmek isteyenler, Saklıkent yolu üzerindeki Trebenna antik kentinin mezarlıklarının olduğu Manzara durağı’na gelerek güneşin doğuşunu beklemeli. Tur acentaları burada mola veriyor ve Bakırdağları’nı seyrettiriyorlar. Bakırdağları’na ulaşabilmek için önce Saklıkent’e gitmek gerekiyor. Antalya’ya 55 km mesafede olan Saklıkent’e gitmek için, yöre halkının yaylalara sefer düzenleyen minibüslerini kulanabilirsiniz.
Gökkaya - Kekova
Nisan 22, 2009
Kekova’nın güneyinde bir liman Gökkaya.
Yatların demirlemek için sıkça uğradıkları koyu çevreleyen küçük adacıkların arasında yüzmenin keyfi anlatılmaz.
Kıyıya çıkıp, doğuya doğru yürüdüğünüzde, anıtsal girişi, kilisesi, su sarnıçları ve anıtsal girişi, kilisesi, su sarnıçları ve anıtsal mezarları günümüze kadar ulaşmış küçük bir Likya kenti olan Istlada ile karşılaşılıyor.
